22 Şubat 2017 Çarşamba

VİETNAM - DA NANG

                                                                                                                                           ŞUBAT 2107




   Bugün yolumuz Da Nang'a. Yataklı otobüsümüzle yarım saati mola olmak üzere 3,5 saatte bu kente varıyoruz. Yataklı otobüsler gerçekten de iyi düşünülmüş ve uzun yolculuklar için ideal. Üç sıra ve iki katlı olarak yapılmış. Ayakkabılar otobüse binerken çıkarılıyor o yüzden de temiz. Hatta yorgan bile koymuşlar ama o pek temiz görünmüyor.










   Otelimiz hemen Pasifik Okyanusu ( Çin Denizi ) yakınında. Otelimize yerleştikten sonra çevre turuna çıkıyoruz.














   Bu kent Vietnam'ın 3. büyük kenti. Daha önce bulunduğumuz Hanoi' ye göre daha güzel ve bakımlı. Pasifik okyanusunun bir parçası olan, Güney Çin Denizi (South China Sea) kıyısında bulunan bir kent. Han NehriHan River ) de buradan okyanusa dökülüyor.


    Vietnam Savaşı sırasında, Orta Vietnam'da bulunması ve Güney Vietnam sınır bölgesi olması nedeniyle, ABD'nin hava kuvvetleri buraya konuşlanmış ve bu gün kullanılan havaalanı da o dönemde yapılmış. Buradaki Çin denizi kıyıları da ABD çıkarmasında kullanılmış.

    Savaş 1972 yılında sona erince Komünist Kuzey Vietnam Kuvvetleri şehri almış. 1975 yılında da Güney Vietnam, Kuzey Vietnam'a teslim olmuş ve ülke tek bir ülke haline gelmiş.





    Vietnam insanı pek güler yüzlü ve sevecen. Daha önceki yazılarımda da yazmıştım, bizimle resim çekilmek istiyorlar ve bazen de biz onlarla. İşte çocuğu ile resim çektirdiğimiz bir Vietnamlı.


   Otelimizden çıkarak Çin Denizine doğru yürüyoruz. Da Nang'ın çok uzun bir deniz şeridi var ve bütün bu şerit plaj kumlarıyla kaplı. Ama dev dalgalar içinde yüzmek pek olası değil. Bu bölgeye çok sayıda otel yapılmış ama ne zaman denize girilir doğrusu bilmiyorum. Bu yazıyı ertesi günü yazmıştım, yazıyı yazdıktan sonra gittim denize girdim. Biraz soğuk ve büyük dalgalar olsa da Çin Denizinde de denize girmiştim diyebilmek için katlandım..)))


   Da Nang, savaşta yıkılması ve sonradan yapılaşması nedeniyle olsa gerek, Hanoi'ye göre daha modern bir yerleşim. Bu bölgede sadece Tayland'da gördüğümüz yüksek binaları bir de burada gördük. Burası aynı zamanda Vietnamın önemli bir Limanı.


    Burada şehri bir birine bağlayan üç büyük köprü var. Han Bridge , Dragon Bridge ve .. .Köürüsünde yürüyerek karşı kıyıya varıyoruz. Köprü üzeinde yürürken, etrafı da fotoğraflamayı ihmal etmiyoruz.



    Savaş sırasında tahrip olmuş bir tapınağın restorasyon çalışmasını da yerinde izliyoruz. Daha sonra buradaki tek müze olan, Cham Uygarlığı Müzesi'ne gidiyoruz. Burası büyük olmayan bir müze, içinde bulunan heykeller çok ilginç gelmedi bana doğrusu. Gezdiğimiz bir çok eski tapınakta bulunuyor bu heykellerin benzerleri zaten. Özellikle Kamboçya'daki muhteşem Angor Wat Tapınakları ve heykellerinin yanında bunlar çok küçük eserler olarak kalır.




   Khan Market, burası kentin en büyük alış veriş merkezi. İçinde meyve, sebzeden tutun canlı deniz ürünlerine, kurutulmuş deniz ve baharat ürünlerine ve giysiye kadar her şey var. Burada gezilebilir ama kurutulmuş deniz ürünlerinden gelen kokuya katlanabilirseniz.

    Buradan çocuklarımıza tişort almak istiyoruz. Dükkan sahibi kadın yüksek bir fiyat söylüyor ve pazarlıkla dörtte bir fiyatına alıyoruz. Yani siz siz olun Vietnam'da pazarlık etmeyi ihmal etmeyin.






  Da Nang sokaklarında gezerken, daracık bir sokaktan çıkan bir Vietnamlı kadın bize buraya girin diye işaret ediyor. O daracık sokakta yürüyoruz ve o küçücük evlerinde herkes biz gülümseyerek bakıyor, mutlu görünüyorlar.









   Bu akşam yemekte deniz ürünleri olmasını planlıyoruz. Burada balıktan çok kabuklu deniz hayvanları daha çok. İşte ortaya karışık bir şeyler düşünüyoruz. Adamlar küçücük bir mangal yapmış, müşteriler dakikalarca değil, saatlerce bekliyor. Demek ki kapitalist mantığı yok bunlarda, özel sektör olsa bile.


  Yarın yolumuz Hoi An'a. Hoi An dönüşü bir gün daha burada kalıp uçakla  Ho Chi Min'e gideceğiz. Uçak bileti bulmada biraz sorun yaşayınca, Ho Chi Minh' e ayırdığımız zamanın iki gününü de burada geçirmek zorunda kalıyoruz. Hoi An ile ilgili yazımı daha sonra paylaşacağım.

   Hoi An'dan bir taksi ile dönüyoruz tekrar Da Nang'a. 35 km. mesafe var iki kent arasında. Eğer bu iki kent arasında yolculuk edecekseniz, taksi ile yapın yolculuğunuzu hem rahat hem de fiyatı uygun.


    Bugün buradaki son günümüz ve gecemiz olacak. Otelimizden tekrar taksi ile Dragon Köprüsü ayağına kadar gidiyoruz. Dragon Köprüsünden yürüyerek geçerken, nehir üzerinden akşamüstü görüntüsü böyle Da Nang'ın.



    Akşam ne yiyelim diye düşünüp yürürken birden kalabalık bir yer görüp oraya gidiyoruz. Burada da kendin pişir kendin ye yapıyorlar. Zar zor bir boş masa bulup oturuyoruz. Biraz zorlansak da sipariş veriyoruz. İlk siparişimiz dana kuşbaşı ve onu pişirip yerken, ikinci siparişimiz geliyor.




    O da daha önce Luang Prabang yazımda yazdığım gibi bir tarz. Bu kez onu pek beceremiyoruz. Yan masamızdaki genç bir ailenin erkeği yanımıza gelerek yardımcı oluyor. Nurşen de eşiyle resim çekilmeyi ihmal etmiyor.
    Bu restoran, Dragon Köprüsünün eski şehir istikameti üzerinde bulunuyor. Giderseniz ağız tadıyla bir yemek yiyebilirsiniz.





   Vietnam şehirleriyle ilgili, diğer şehirleri daha sonra yazacağım ama, şunu net olarak söyleyebilirim; Vietnam'da yaşanılacak en güzel şehir Da Nang.....


    Hoi An yazımı okumak için tıklayınız....


                                                                              İYİ SEYAHATLER.

Hiç yorum yok: